Mithatpaşa Cad. No:66/6      Tel: 0312-419 38 65      Fax: 0312-222 78 43
Anayasada, Cumhurbaşkanının andında (md. 103) "Anayasaya ve Hukukun Üstünlüğü"ne bağlılıktan, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin andında (md. 81) "Hukukun Üstünlüğü"ne saygılı olmaktan, "Anayasaya Sadakat"tan söz edilmektedir. Görüldüğü üzere "anayasaya Uygunluk" ile "Hukukun Üstünlüğü" eşanlamlı değildir.

Hukukun üstünlüğü deyimi, Anayasaya rastlantı olarak girmemiştir. Ant gibi çok önemli bir konunun, iki kez tekrarlanması, rastlantı olamaz.

Hukukun üstünlüğü "Türkiye Barolar Birliği" tarafından ortaya atıldı. Çeşitli demeçlerde, Sayın Cumhurbaşkanımız Kenan Evren'in söylevIerinde yer aldı. Nihayet Anayasa metnine girdi. Kavramın, memleketimizde on beş yıllık bir geçmişi vardır.
Hukuk "kanun" demek değildir. "Kanunları idare eden kanunlar"ın varlığı inkar edilemez. "Kanunla yapılan haksızlıklar" sadece "Anayasaya aykınlık" savı ile çözülemeyecektir. "Hukukun Üstünlüğü" esas tutulmak gerekir. Böylece yeni Anayasa ile yepyeni bir hukuk anlayışı egemen olacaktır.

Anayasa'nın başlangıcında üstünlük ancak Anayasa ve kanunlarda Bulunduğu"na işaret edillmiştir. "Anayasa'nın başlangıç kısmı Anayasa metnine dahildir" (md. 176). O halde bu anlayışa göre "Hukuka Aykırılık"ın ölçüsü, ancak Anayasa ve kanunlara göre mi saptanacaktır? Ant forrmülü bu anlayışı reddeder.

"Hangi Hukukun Üstünlüğü" sorusu anlamsızdır. Çünkü bir çok hukukun varlığını kabul etmeden bu soru sorulamaz.

Türkiye Barolar Birliği 'nin 1976 yılında Ankara'da yaptığı Genel Kurul toplantısına sunulan Yönetim Kurulu raporunda (sh. 2-22) hukukun üstünlüğünden ne anlaşılacağı açıklanmıştı.
Hukukun üstünlüğü kavramı "Hukukun (sadece kanunların değil) uygulanması döneminde yer alır. Eğer kanunlardan öteye hukukun ne dediğini (jüris dictio) ortaya koymak olanağı yoksa hukukçunun görevi anlamsızlaşır. "Kanunun metni onu tabedecek matbaacıyı bağlar" sözünün düşündürdükleri küçümsenmemelidir. Hukukun üstünlüğünü savunmaktan yoksun hukukçu "kanun adamı"dır, fakat gerçek hukukçu değildir.

Hukukun üstünlüğü kavramının, itici güç olarak, demokratik ülkelerde kazandığı hız küçümsenmeyecek derecededir. Fransızcada "Primaute du droit (veya anlamca biraz farklı olarak Principe de la legalite), İngilizce "Sumremacy of low", Almancada da hukuk devleti ile karma anlamda "Rechtsstaat" deyimi kullanılmaktadır.

"Hukuk Devleti" deyimi ile "Hukukun Üsstünlüğü" arasında bağlantı vardır, fakat aynı anlama gelmezler. Kanununa bağlı devletle, hukuk üstünlüğüne göre kurulmuş, buna göre faaliyet gösterecek devlet ayrı şeylerdir.
Bir yazar, hukuk (kanun) devleti ile hukukun üstünlüğü devletini pek açık şekilde ortaya attı: "Hukuk devleti kavramı tam bir kanunilikten, yani her şekli ile ve ne pahasına olursa olsun kanuna uygunluktan ibaret değildir. Aksi takdirde hukuk devleti sadece bir kanun devleti olur. Kanunilik altında devlet her şeyi yapabilirdi. Bir kanun devleti kanuni haksızlıklar devleti olabilirdi." (Hubert, modem endüstri toplumunda hukuk devleti. Çeviren: T. Ansay.) Yazılı olanının mutlaka hukuk olduğu söylenemez.

Böylesine bir kavramı, Türk pozitif hukukuna sokmakta gösterdiği, sonunda başarılı çaba, Türkiye Barolar Birliği'nin büyük hizmetlerinden biridir. Anayasa hukukumuz buna göre bir gelişme gösterecektir.


Vakıf Hakkında
Faruk Erem
Hümanist Dergi
Doğal Yaşam Alanı

Ön Kapak İçi

Hukukun Üstünlüğü ve Anayasa

Faaliyetlerimiz

Hobi Edinmek

Kardeşim (Şiir)

Yaylalar

Sisler

Tahta Kaşıklar

İnsiyaki Hükümler

Kilim

Mısır Ekmeği

Renkler (Şiir)

Arka Kapak İçi

Arka Kapak

Haberler
Gezelim Tanıyalım
Bize Yazın