Vakıf Hakkında
Faruk Erem
Hümanist Dergi
Dünya Mirası Eserlerimiz

50.Yıl ve Mahmut Esat Bozkurt

Şiir -Kiraz Ağacı

Doğal Oluşumlar

Safranbolu

Faaliyetlerimiz

Ölüm Cezası ve Hümanist Doktrin

Batman

Hattuşa

Cezaların İnfaz Şekilleri

Yürüyüş

Elmalı Börek

Arka Kapak İçi

Arka Kapak

Ön Kapak İçi


Haberler
Gezelim Tanıyalım
Bize Yazın
Mithatpaşa Cad. No:66/6      Tel: 0312-419 38 65      Fax: 0312-222 78 43
Bir kimseyi hürriyetinden mahrum edivermekle ceza denilen müessesenin meydana geleceğini zannetmek yanlıştır. Adalet psikolojisinin üzerinde ısrarla durmağa mecbur olduğu husus, hürriyetin sadece sınırlanması değil nasıl sınırlanacağının tespitidir. Hürriyetin çeşitli şekillerde daraltılması suçlu üzerinde farklı psikolojik etkiler yapar. Mahpus hürriyetinden üç şekilde mahrum edilebilir: Müşterek hapis, hücre hapsi, kademeli serbesti sistemi.

a) Müşterek hapis: İlk hapishanelerin bu sistem ile meydana çıktığı muhakkaktır. Bugün ceza infaz ilmi, mahpusları sadece bir araya koymak ve onları kendi başlarına terkemekten ibaret olan bir infaz sistemine karşıdır. Cezaevlerinin sakıncalarını doğuran en büyük etken bu şekildeki müşterek hapistir. Böyle bir hapsin yan yana ve günün her saatinde birlikte bulunan suçluların cezaevine girdikleri zamankinden daha bozuk ruhla tahliyelerine sebep olacağı açıktır. Boş oturma, en feci suçları işleyenlerin en fazla itibar görmesi, mahpuslar arasında kötülük ve hunharlık derecesine göre gurupların ortaya çıkışı, yaşça genç olan mahpusların ırzına geçme, müşterek hapsin kötü neticelerinin başlıcalarındandır. Müşterek hapiste yapay, kontrolsüz bir insan topluluğu meydana gelir. Topluluğu meydana getirenler toplumdan kovulmuş, kötülüklerini ispat etmiş kimselerdir. Bu sebeple bu topluluk suç ve kötülük durumlarını geliştiren bir çevredir. Toplum cezalandırdığını zannederken gelecek suçların tohumlarını yetiştirmektedir.

Birlikte hapis, suçluların birbirlerini tanımalarını sağlar, tahliyeden sonra suç işlemek üzere anlaşmalar yahut tahliyeden sonra dürüst hayat sürmek isteyen mahpusu hapishane arkadaşlarının rahatsız etmesi, onu yine kötü yola sevketmeleri, şantaj ihtimalleri ciddi sakıncalardır.

Cezaların, suçluların ruhunda doğurduğu psikolojik eşitsizlik müşterek hapiste son sınırına varır. Bazı kimseler hapishane topluluğu içinde korkunç bir ızdırap duyar. Bazıları için ise bozulmuş bir topluluk içinde yaşamak, kendi ocağında yaşamak kadar rahat ve neşelidir. Bunların üzerirıde müşterek hapis hiçbir etki yapmaz.

b) Hücre hapsi: Asırların tecrübeleri müşterek hapsin fenalıklarını göstermiş ve cezanın hücrelerde infazı fikrini doğurmuştur. Buna karşı hücre sistemine (bilhassa gece gündüz devam eden hücre hapsine) şiddetli eleştirilerde bulunulmuştur. Bunları şöylece özetlemek mümkündür.

Görülüyor ki hücre sisteminin lehinde ve aleyhindeki düşüncelerin hepsinde gerçek payı mevcuttur. Fakat bizce hücrenin infazın başlangıç devresi olarak korunması gerekir. Çünkü hücrenin iyi veya kötü etkileri ne olursa olsun, şurası muhakkaktır ki, mahpus cezaevine girdiği zamankinden daha kötü ruhlu olarak topluma iade edilmez. Hücre ıslah edemezse bile, bozmaz. Bu sebeple "kademeli serbesti sisteminin ilk basamağı olarak hücreye ihtiyaç vardır. Hücrede suçlu, cezanın şiddeti ile karşı karşıya gelir. İlk ruhi buhran böylece başlar, ıslah bakımından bu "psikolojik darbeye" ihtiyaç vardır.

Kademeli Serbesti Sistemi:
Bu sistem mutlak bir hücre rejiminden başlayarak, yavaş yavaş genişleyen ve çoğunlukla "Şartla Salıverme" ile neticelenen bir infaz sistemidir. Mutlak hücreden sonra gündüzleri birlikte çalışma, mektuplaşma, ziyaretçi kabulü, işten sağlanan paradan daha geniş ölçüde tasarruf hakkı, nihayet "Müşterek Hapis" cezaevinden dışarıya kısa izinle çıkabilme, şartla salıverilme, son safha olarak da kesin tahliye ile bu sistem sona erer. Her memlekette kademeli serbesti sisteminin takip ettiği seyir ve kesin tahliyeye kadar geçilecek safhalar başka başkadır. Aralarında müşterek olan, serbestinin kademeli bir seyir ile genişlemesidir. Adalet psikolojisi bakımından kademeli serbesti sistemini en mükemmel sistem olarak kabul etmekteyiz. Mutlak bir hücrede cezanın bütün ağırlığı altında ruhen sarsılan mahpusun iç değişikliğine uygun olarak yavaş yavaş serbestiye ulaşmasında tatbiki fayda çok büyüktür.

Kanunumuzun kabul ettiği kademeli serbesti sistemini mahpus psikolojisine bir noktadan uygun, diğer bir noktadan aykırı buluyoruz:

Sistemin işleyişinde ana şart "iyi hal"dir. Bu sebeple suçlunun ruhen ıslahının takip ettiği seyir ile infaz bölümleri arasında bir ilişki yaratmak normal bir düşüncedir. Kesinlikle psikolojik bir hadise olan iyi halin, doğru tespit edilmemesi, bu duruma dayanan bütün sistemin yanlış netice vermesi ile sonuçlanabilir. Bu sebeple iyi hali tespit edeceklerin, mahpus psikolojisini bilmeleri ve mahpusların bir an evvel tahliyelerini elde etmek için yalancı bir ıslahı nefis göstermelerine aldanmamaları gerekir. İyi halin nasıl tespit edileceği TCK. unda ceza ve tevkifevleri tüzüğünde gösterilmiştir. İyi hal mahpusun "Müessesedeki genel hal ve vaziyeti, okulda ve iş sahasındaki çalışma derecesi ve gösterdiği gelişme gözönüne alınarak" tespit olunur. Görülüyorki ceza ve tevkifevleri tüzüğü suçlunun müessesedeki genel hal ve vaziyetinin gözönünde tutulacağını bildirmekle mahpusun bütün hareketlerinin gözlem altında bulundurulmasını istemektedir. Mahpusun dışarıdan aldığı iyi veya fena haberler karşısındaki psikolojik tepkileri, cezaevinde meydana gelen herhangi bir vak'a karşısında gösterdiği teessür veya hissizlik, dışarı ile bağlantısını temin eden mektuplaşma ve ziyaretçilerle konuşmasında elde edilen izlenim gözönünde tutulacaktır.

İyi hal kavramı ile mahpusun okul ve iş sahasındaki çalışma derecesi ve gösterdiği ilerleme arasında bir bağlantı aranmalıdır. Her ne kadar bir ruh değişmesi, karakterde az çok değişmeden ibaret olan iyi hal veya ıslahı nefis dediğimiz kavram ile okul ve atölye mesaisi arasında tam bir ilişki bulunmayacağı akla gelirse de okuma-yazma ve hayatmı kazanmağa yetecek kadar bir sanat öğrenmenin insanları, suç işlemekten genellikle menedebilecek hususlar olduğu gözönünde tutulursa bu görüşün makül ve haklı olduğu neticesine varılır. Diğer taraftan çalışmanın terbiyevi bir niteliği, ıslah edici bir özelliği mevcut olduğunu da unutmamak gerekir.

İyi halin incelenmesinde ve tespitinde bazı suçlular üzerinde özellikle durmak lazımdır: İyi hal kavramının takdirinde suçlunun karakteri, özellikle işlemiş olduğu suç ile şahsiyeti arasındaki bağ gözönünde tutulmalıdır. Bazı suçlular daha cezaevine ilk girdikleri zaman iyi hal sahibi addedilebilecek durumdadırlar. Fakat ruh kötülükleri belirli bir sahada yoğunluk kazanmıştır. Cinsi suçlardan hüküm giymiş bazı suçlularda olduğu gibi.

Kanunumuzun kabul ettiği infaz sisteminin iyi hal ile ilişkisi bu suretle açıklandıktan sonra sakıncalı ve psikolojik bakımdan izahı mümkün olmayan yönünü inceleyelim:

Kanunumuzun infaz sistemi uygulamada karışık hesap işlemlerine meydan vermekte ve bu suretle psikolojik değişmelere uygun olması gereken kademeli serbesti sistemi rakamların kesinliğine dönüşmektedir.
aa) Hücrenin kötü etkileri: Hücrede ıslahın esas unsuru olan iş ve çalışma teşkilatını meydana getirrneğe imkan yoktur. Küçük el sanatlarından başka sanatların hücre mahpusuna öğretilmesi imkansızdır.

Çıldırma, intihar vak'aları, ruhi karışıklıklar hücrenin büyük sakıncalarıdır.

Hücrenin müşterek hapisten daha etkili olduğu ispat edilememiştir. Tahsil ve sosyal seviyesi yüksek olan suçluların birbiriyle temas etmektense bir hücreye konulmalarını istemeleri bunu gösterir.

Hücre insanin ruh yapısına aykırıdır. Toplum içinde yaşayan insanı hücrede tutmak ona toplum halinde yaşamak kabiliyetini, özellikle kendini idare imkanını kaybettirir.
bb) Hücrenin iyi etkileri: Hücre tam bir disiplin teminine uygun bir cezadır. Hücre disiplin suçlarına meydan veremeyeceğinden gardiyanların keyfi muamelelerinden gelen sakıncaları da önler.

Müşterek hapisten daha çok etkilidir. Yalnızlık ve sessizlik insanları korkutur. Hücre, karşılıklı bozucu etkileri ortadan kaldırır.