Vakıf Hakkında
Faruk Erem
Hümanist Dergi
Anıt Heykeller

Yargı Görevinin Çağdaş Niteliği

Çocuk Suçlular Yalnız Bırakılmamalı

Karpatlar

Faaliyetlerimiz

Öldürmek Sanatı

Toprak

Karagöz ve Hacivat

Kazanç

Adalet Psikolojisinin Amacı

Anıt Heykeller

Mezar Heykelleri

Su Muhallebisi

Karpatlar şelale bölgesi

Karpatlarda gün doğumu

Arka Kapak


Haberler
Gezelim Tanıyalım
Bize Yazın
Mithatpaşa Cad. No:66/6      Tel: 0312-419 38 65      Fax: 0312-222 78 43
    Bütün toplumlarda tarihi çok eskilere dayanan geleneksel törenler, oyunlar ve adetler vardır. Bunları somut bir nesneye ve belgeye dayandırmak mümkün değildir. Bunlar süregelen kültür miraslarıdır. Bunların arasında en önde sayılanlar, MeddahIık, kına gecesi, Nevruz ve gölge oyunu (karagöz) dur. Geleneksel kültür miraslarımız içinde en bilinen ve kısmen de olsa halen oynanan Karagöz oyunudur.
    Karagöz oyununun kökeni hakkında değişik görüşler vardır. Kimi kaynaklara göre Orta Asya'dan, Hindistan'dan, İran'dan Çingeneler aracığıyla Anadolu'ya gelmiştir. Bir diğer görüşe göre Bizans, İtalya, ya da Yunan kökenlidir. Ancak bu görüşleri kanıtlayacak yeterli delil ve belge yoktur. Oysa Yavuz Sultan Selim döneminin güvenilir kaynaklarından İbni İlyas gölge oyununun Türkiye'ye 16. Yüzyılda Mısır' dan geldiğini ortaya koymuştur. İlk zamanlar Mısır gölge oyununun etkisinde kalan Karagöz'ün kesin şeklini l7. Yüzyılda aldığı ve tiplemelerin de bu dönemde ortaya çıktığı ileri sürülmektedir.

    Karagöz ve Hacivat'ın gerçek kişiler olduğuna ilişkin halk arasında yaygın bir efsane de vardır. Buna göre Karagöz Batı Trakya'da yaşayan bir demirci ustasıdır. Orhan Gazi Bursa'yı alınca buraya gelir ve Demirtaş köyüne yerleşir. Orhan Gazi'nin emriyle inşa edilmekte olan camiin bağlantı demirlerini yapmakla görevlendirilir. Camiin ustabaşısı Hacı İvaz (Hacivat) Karagöz arasında bir süre sonra eğlenceli söyleşmeler başlar. Öteki işçiler işi gücü bırakıp onları izlediklerinden işler yarım kalır. Durumu öğrenen Orhan bey Karagöz 'ün başını vurdurtur. Karagöz'ün başına gelenlerden korkan Hacı İvaz hacca gitmek üzere yola çıkar ve eşkıya tarafından öldürülür. Bütün bu olanlardan pişmanlık duyan Orhan bey Şeyh Kişteri adlı birinin Karagöz 'le Hacı İvaz arasında geçen söyleşmeleri bildiğini öğrenir, çağırıp anlatmasını ister. Şeyh Kişteri de aydınlatılmış bir perdeye yansıttığı görüntülerle Hacı İvaz ve Karagöz arasında geçen söyleşmeleri canlandırır. Orhan bey çok beğenir ve bu oyunun sürmesini ister. Böylece Karagöz oyunu ortaya çıkmış olur. Çok yaygın bir efsane olmasına karşın bazı tarih tutarsızlıklarının olduğu ortaya konmuştur.
Bitiş kısmı kısadır. Karagöz hataları için özür diler. Hacivat ise oyundan çıkan mesajı vurgular.
    Karagöz genelde açık biçimli bir oyundur. Her olaya, amaca ve konuya uyarlanabilir. Nitekim ele geçen bazı kaynaklarda siyasal taşlamalara ve güncel olaylara da yer verildiği görülür. Tek Türk gölge oyunu olan Karagöz'ün günümüzde canlılığını koruyamadığı görülmektedir.

    Karagöz oyunu dört bölümden oluşur, bunlar: giriş, söyleşme, fasıl ve bitiştir. Genelde oyun Hacivat'ın perdeye gelmesiyle başlar, söyleşme ve oyunun kendisi olan fasılla devam eder.