Vakıf Hakkında
Faruk Erem
Hümanist Dergi
Coğrafi Konum

Anayasa Mahkemesinin Yüce Divan Olarak İncelenmesi

Mızrap Çocuk

Bolivya

Yeni Şeyler Öğrenmek

Faaliyetlerimiz

İnka Uygarlığı

Yaşamak

Acımak Duygusu

Titicaca Gölü

Tunceli

Hardallı Ispanak Salatası

Ön Kapak İçi

Arka Kapak

Arka Kapak


Haberler
Gezelim Tanıyalım
Bize Yazın
Mithatpaşa Cad. No:66/6      Tel: 0312-419 38 65      Fax: 0312-222 78 43
        nd ülkeleri uygarlığı Kolomb öncesi dönemde Ekvator, Peru, Bolivya ve Kuzey Şili topraklarına yayılan bir imparatorluk kurmuş Kızılderili halkın benimsedikleri uygarlığın ortak özellikleridir. Aztek uygarlığı gibi İspanyollar tarafından yakılıp yıkılan İnka uygarlığı, İnka yazısının çözülmesinden sonra daha iyi anlaşılmıştır. İnkalar Kuzeyden Güneye hem dağlık kesim hem de kıyı kesimde çeşitli toplulukları egemenlikleri altına alarak 4000 km.lik büyük bir imparatorluk kurmayı başarmışlardır. İnkalar imparatorlarını (kral) hem tanrı hem kahraman olarak görüyorlardı. İnkalar para kullanmazdı tarım ve zanaat ürünleri dağıtımı değiş tokuş esasına dayanırdı.
 A
İnka imparatorluğunda vadi yamaçları taraçalar halinde düzenlenmişti ve sulamayla tarım yapılırdı. Tarımda en alttaki taraçada temel besin olan patates, (don ve güneşten özel yöntemlerle korunurdu) üstündeki taraçada tanrıların besini sayılan mısır (yılda iki kez ürün alınırdı) ve pirinç, en yüksek taraçada sebze bahçeleri (biber. Fasulye. Kabak) ve pamuk yetiştirilirdi. İnkaların evcilleştirdiği tek hayvan lamalardı.
Merkezi bir yönetimle idare edilen imparatorluk 4 eyalete bölünmüştü. İmparatorluğun merkezi Cuzco'dan 4 yol ülke topraklarına yayılıyordu. Köylüler damları saman sapıyla örtülü evlerde oturuyorlardı. Giysileri de yalındı. Erkekler tünik kadınlar entari giyer ve şal kullanırlardı Köylüler başlarına rengi eyaletlere göre değişen kurdeleler takıyorlardı.

İnkaların kurumları son derece gelişmiş olduğu halde zengin bir sanatları yoktu. Mimarlık alanında oldukça ilerlemişlerdi. Başlıca yapıtları arasında tapınaklar surlar ve kentler sayılabilir. Bu yapılar her biri tonlarca ağırlıkta olan köşeleri düzensiz olmakla birlikte birbirinin üstüne kolaylıkla geçebilen harçsız olarak üst üste oturtulmuş taş bloklardan oluşurdu. (hiçbir yer sarsıntısı bu blokları yıkamamıştır) 3650 m. yükseklikte kurulan Cuzco geometrik bir plana göre yapılmıştı. Çevrelerinde sarayların yer aldığı büyük alanlar ve damları saman sapından yapılmış tapınaklar bulunuyordu.
İspanyollar tarafından yok edilen İnka uygarlığından geriye büyük şehir ve kale kalıntıları kalmıştır. İnka mimarisinin temel özellikleri kusursuz bir şekilde yontulup perdahlanmış büyük taş bloklarını kullanmaları ve kapılar ile pencereleri dikdörtgen değil yamuk biçiminde yapmalarıdır. Buna rağmen mimari yapıları oldukça basittir. İnka'nın sarayı Cuzco' daki dev Güneş tapınağı Coricancha gibi en büyük yapılar bile dikdörtgen biçiminde ve saman damlıdır.

İnkaların bayındırlık çalışmalarında yollar önemli bir yer tutar. Kıyı boyunca kuzey- güney doğrultusunda uzanan ve Andlar'ı aşan iki ana yol ile vadilerin diplerinden geçen bağlantı yollarıyla gerçek bir ulaşım ağı kurmuşlardı. Dümdüz uzanan bu yolların iki yanında ya duvar gibi yontulmuş dik kayalar yükseliyor ya da ormanlık yamaçlar basamak halinde yola kadar iniyordu. Yolların derin uçurumlarında ve azgın suların aştığı yerlerde muhafızların beklediği asma köprüler yapmışlardı.
İnka imparatorluğunun siyasal ve toplumsal düzeni katı bir hiyerarşiye dayanıyordu. Kutsal kimliği de olan imparator aristokrasinin desteği ile ülkeyi yönetiyordu. İktidar" Eşsiz İnka" unvanını taşıyan imparatorun şahsında toplanmıştı. Otoritesi kazandığı zaferlerden değil kutsal kişiliğinden kaynaklanıyordu. Halkın gözünde imparator "Güneşin Oğlu "ydu. İnkaların atası da inti yani Güneş 'ti. Hükümdarlığın temelinde dini unsurlar bulunması İnka devletine teokratik nitelikler kazandırmıştı. İnka yani kral sarayında büyük debdebe içinde kalabalık maiyetiyle birlikte yaşıyordu ve son derece katı teşrifat kuralları vardı.

İnka kentleri: İnkalar komşu devletlerin sürekli tehditlerine karşı kendilerini korumak  zorundaydılar İçinde silah ve erzak depoları bulunan kaleler İnka halkının zorunlu olduğu angarya hizmeti ile yapılmıştır. Cuzco'ya 120 km uzaklıkta 2000 m. yükseklikte kartal yuvası gibi korunaklı bir konumu olan Machu Picchu kalesi ancak 191 1 de keşfedildi. Köylü kulübesi kadar basit olan binaların planı net olarak görülmektedir. Bütün vadiye egemen olan kentin 1450 den sonra yapıldığı, taraça tarlalar, konut mahalleleri, saray ve tapınaklar karmaşık bir havuz sistemi içeren bir bütün olarak düzenlendiğini düşündüren belirtiler vardır. Tapınaklar ve kesme taştan yapılan saray en önemli yapılardır. Gene taştan yapılmış ama daha az düzenli olarak donatılmış evlerin killi bir sıvıyla kaplandıkları sanılmaktadır.

İnka İmparatorluğunun ekonomisi hükümdar ve aristokrasinin çıkarları gözetilerek devlet eliyle yürütülüyordu. İlk uygarlığın doğuşundan beri Andlar'daki geleneksel toplum yapısının temeli "ayllu"olarak adlandırılan köy ortaklığına dayanıyordu. Bu sistemde topraklar bütün bir köy halkının ortak mülkiyetindeydi. Her yıl topraklar parsellenerek köydeki ailelere dağıtılıyor aile başına düşen ve tupu denen parselin büyüklüğü toprağın verimliliğine göre değişiyordu.