Vakıf Hakkında
Faruk Erem
Hümanist Dergi
Kültürel Mozaik

Yargıda Görevlilerin Giysisi

Suçlu Kim

Lübnan

Dans

Faaliyetlerimiz

Kutu Kutu

Hayal ve Başarı

Mevlana

Ceza Hukukunda Mağdur

Gürcistan

Elmalı Turta

Ön Kapak İçi

Arka Kapak İçi

Arka Kapak


Haberler
Gezelim Tanıyalım
Bize Yazın
Mithatpaşa Cad. No:66/6      Tel: 0312-419 38 65      Fax: 0312-222 78 43
13.yy.da Belh'ten gelip yerleştiği Anadolu onun için sınırsız hoşgörünün, her insanı kucaklayan sevginin gelişip olgunlaştığı bir mekândı. Mevlana, tarihsel, toplumsal, kargaşa, baskı ve kıyımlardan bıkmış Anadolu insanına gönül pencerelerini açmıştır. Bütün insanları sevgi ortamına çağırır. İnsanlar arasında ırk, dil, din farkı gözetmez. Ona göre bütün dinler ve mezhepler insanı olgunluğa eriştiren yollardır ancak gerçek bu dünyadadır, insandadır. Başka yerde gerçek aramak boşunadır.

Mevlana mutasavvıf bir şairdir. İslâm bilgesidir. Ona göre tasavvuf kişisel tutkulardan sıyrılarak halka ulaşmak insanlara toplumsal yaşamda sınırsız sevgi duymaktır. Ancak bu aşamaya gelebilmek için insanın yapması gereken bir takım işler vardır: Bunların başında da kendini tanıması ve bulması gelir. Kendini tanıyıp bulan kişi sevgiyle gerçeğin sırlarına ulaşabilir.
İslam Fars ve Türk kültürlerinden özgün bir senteze ulaşan Mevlana bütün kitaplarını Farsça yazmıştır. Buna rağmen Konya dışındaki kentlerde de görüşleri büyük ilgi ve yankı uyandırmıştır. Mevlana'nın yakından tanıdığı insanlara duyduğu sevgi hem yaşamını yönlendirmiş hem de eserlerinin esin kaynağı olmuştur. Konya'da gezici derviş Şems-i Tebrizî ile karşılaşması (1244) yaşamında ve sanatında önemli bir dönüm noktası olmuştur.

Yaşadığı yüzyılın (13.yüzyıl) en büyük mistik şairi Mevlana Celaleddin sınırsız hoşgörü ve insanlık sevgisiyle bugüne kadar hemen her dinden ve milliyetten insanın sevgisini kazanmıştır. Mevlana bütün dinleri ye mezhepleri insanı olgunluğa götüren farklı yollar olarak görür ve öyle değerlendirir: bu yüzden ırkı, dili, dini farklı diye hiç kimse, hiç kimseyi aşağılayamaz yeryüzünde olup bitenler ye yeryüzünde yaşayanlar gerçeğin ta kendidir. Gerçek başka bir yerde aranmamalıdır. Tasavvuf sadece mistik ve idealist anlamda bir anlayış tarzı olmamalıdır. Aksine amaç benlikten kişisel ihtiraslardan sıyrılarak halka ulaşmak, insan arasına girerek sosyal yaşamda insanlara karşı sınırsız bir sevgi duymak olmalıdır. Bir diğer amaç da , insanın kendini unutması değil, kendini tanımasıdır. Sözleri ve inançları arasında uyum ve bütünlük olan Mevlana varlık birliği (vahdet-i vücut) inancını iyilik ve hoşgörü temelleri üstüne oturtulmuş birlik anlayışı şeklinde yorumlar. Hiçbir olay karşısında karamsarlığa düşmez. Evren sürekli olarak yenilenmektedir: bu süreç de hep iyiye güzele doğru işlemektedir. Çalışma kutsaldır. İnsan hiç durmadan çalışıp çabalamalıdır. Tevekkül, çalışmaksızın başarı elde etmeyi ummak boş bir hayaldir. Tanrı'ya dayanmaksa başarılı olmada yardımcı olan bir moral unsurudur.