Vakıf Hakkında
Faruk Erem
Hümanist Dergi
Kültürel Mozaik

Yargıda Görevlilerin Giysisi

Suçlu Kim

Lübnan

Dans

Faaliyetlerimiz

Kutu Kutu

Hayal ve Başarı

Mevlana

Ceza Hukukunda Mağdur

Gürcistan

Elmalı Turta

Ön Kapak İçi

Arka Kapak İçi

Arka Kapak


Haberler
Gezelim Tanıyalım
Bize Yazın
Mithatpaşa Cad. No:66/6      Tel: 0312-419 38 65      Fax: 0312-222 78 43
Niğde Aksaray'dan Ulukışla 'ya gitmek için Hasan Dağ'ın eleğinden geçilir. Kış gecelerinde dağın başı, karla örtülü, gündüz gibi aydınlık, etekleri karanlıktır. Hangi yünden bakarsanız bakın dağ aynı yükseklikte, aynı görkemde, çok kez başı bulutlu, çember içindedir. Ulukışla yönünde bir köy, Dağ'ın arkasında, Nevşehir'e bakan yönde bir köy vardır.

Olay gecesi Ulukışla yönündeki köyün en kenarındaki evin ışıkları söndü, iki adam çıktı, evden. Biri uzuncaydı, elinde tüfek vardı. Öbürü daha kısa boylu. Baba, oğul kimseye görünmemek için sessizce yürüdüler, üç saat kadar. Epey yol almışlardı, dağın çevresinde.
Oğul babasının kolunu tuttu:

- "Bağışla Baba" dedi.
Yanıt şöyle oldu:
- "Yoldan dönülmez oğul".
Bir kaç saat sonra Nevşehir yöresindeki köye geldiler, bir eve yaklaştılar; içerde idare kandili yanıyordu, baktılar:
Bir erkek, bir kadın uyuyordu. Baba, oğluna silahı verdi, at dedi. Oğul silahı aldı, yöneltti, ateş edemiyordu. Kadın annesi idi. Baba, silahı aldı, ateş etti. Odadaki adam kalkar gibi oldu, sonra düştü. Kadın uyanmıştı kapıya doğru kaçarken ikinci mermi ona rastladı.

Silah sesine köydeki köpekler, hep birden havlamaya başladılar. Kaçan Baba-oğul iki saat ötede jandarma karakolu önüne yaklaştıklarında gün ağarıyordu. Baba, tüfeği oğluna verdi.

-"Ananın o adama kaçtığını, namus meselesi yüzünden öldürdüğünü söyle" dedi. Oğul babanın elini öptü. Baba oğlunu bağrına bastı.

Biraz sonra oğul karakola yürüdü, kapıda bir nöbetçi vardı. Karakolun ışıkları yandı.

Mahkemede oğul suçu kendisinin işlediğini savundu. Ceza verdiler. Yaştan indirildi.