Vakıf Hakkında
Faruk Erem
Hümanist Dergi
Sanat

Savunma Hakkı

Samsun

Faaliyetlerimiz

İkiz Kardeşler

Mısır Sanatı

Kütüphaneler

Yaşlara Göre Suçluların Tasnifi

Lotus Çiçeği

Eller

Sağlık Köşesi

Zeytinyağlı Enginar

Ön Kapak İçi

Arka Kapak İçi

Arka Kapak


Haberler
Gezelim Tanıyalım
Bize Yazın
Mithatpaşa Cad. No:66/6      Tel: 0312-419 38 65      Fax: 0312-222 78 43
Mısır Sanatı öyle bir olgudur ki konun un uzmanı olmayan bir kişi bile Firavunlar dönemi sanat eserlerinin Mısır'a ait olduğunu söyleyebilir. Bu sanat çok uzun bir zaman (m.ö. 3000 den 300 e kadar) devam eder. Bu çok uzun sanatsal üretim sürecinde çeşitli üsluplar damgasını vurmuştur. Gene de üslup dalgalanmalarının dışında aynı ilkeler ve aynı eğilimler süregelmiştir. Özellikle ilk dönemlerdeki alçak kabartmalarda aynı ilke ve kurallara bağlı kalınmıştır. Mısır Sanatı'nın amacı estetik bir duygu yaratmak değildir. Sanat eski Mısır'da insan düşüncesinin Dünya'ya egemen olabilmek için onu yeniden şekillendirmesini amaçlayan bir araçtır. Bu bakımdan geleneklerle belirlenmiş olan ilke ve kurallara ne kadar çok uyulursa etkisi o kadar büyük olur. Bu sayede gerçeği özü içinde yakalayabilir.
Mısır sanatı gerçeği olduğu gibi yansıtmaz onu simgesel değerlerle yüklü özgünlükten yoksun bir bütüne dönüştürür. İşlenebilecek konular sanatçının ilhamına bırakılmamış eserin nerede yer alacağı anıtın yerine getirmesi istenilen görevin gereklerine göre saptanmıştır. İşlenmesine izin verilen konular çoğunlukla geleneksel temalarla sınırlıdır. Şüphesiz yeni gerçekler de sanata girmeyi başarmıştır. Ancak bu yeni konular ortaya çıkar çıkmaz hemen kurallara bağlanmıştır.

Geleneksel olarak işlenen bütün temalar doğayı gerçeğe en yakın bir şekilde temsil etmek yerine o gerçeğe önceden kabul edilmiş bir anlam yükleyecek şekilde işlenmiştir. Mısır Sanatı perspektifi bilerek kenara bırakır. Dünya'nın parçalarını belirgin özelliklerine göre yeniden düzenler. Mısır Sanatı tasvirleri belli bir bakış açısına bağlı kalmaya yanaşmaz. Anı bütünün içine bir çok figürü sanki aynı uzaklıktan görünüyormuş gibi yan yana veya üst üste yerleştirir. Temel özelliklerinin bütünlük içindeki durumlardan bağımsız olarak algılanmalarını sağlar.

Kişilerin birbirine oranları ne resmin bütünü içindeki konumlarını ne de gerçek boylarını belirtir. Bu boyutlar yalnızca söz konusu olan kişilerin gerçek hayattaki hiyerarşik ilişkilerini yansıtır. Firavun tanrılarla aynı boyda, buna karşılık sıradan ölümlülerden daha uzundur. Herhangi bir kişinin karısı ve çocukları, gerçek boyları ne olursa olsun kendinden daha küçük çizilir.
Mısır Sanatı, özellikle insan tasvirlerinde son derece zorlayıcı bir kurallar bütününe uymak zorundadır. Yüz (bazı seyrek durumlar dışında) profilden çizilir. Ama göz ve omuzlar cepheden görünür. Ancak vücudun diğer kısımları göbek dışında, göğüs, kalçalar, bacaklar ve ayaklar gene profilden çizilir. Farklı bakış açıları tek bir insanın görünüşünde çelişkili bir şekilde yan yana getirilerek kullanılır. Mısırlılar bu çelişkiyi bilerek kabul etmişlerdir. Çünkü bu durum onlara insan vücudunu en karakteristik şekilde yakalama fırsatını vermiştir.
Hiç kimse Firavunlar dönemi Mısır eserlerinin pek çoğundaki çarpıcı estetiğe karşı ilgisiz kalamaz. Söz konusu bu hayranlığın nedeni öncelikle bu sanatın üstün teknik niteliğidir. Renklerdeki özgün canlılık, kompozisyondaki uyum kıvrımlardaki mükemmellik ama bu sanatı tanımlayan çelişkilerde aynı oranda büyüleyicidir. Manzaralar, günlük hayattan sahneler hepsi de çok gerçektir ve Mısır'a özgü tuhaflığın izlerini taşır. Bu tuhaflık büyük ölçüde bu sanatın Dünya'yı yansıtmaktan çok Dünya'nın düzenini, bu düzeni sağlayan yapıyı işaret etmeyi amaçlamasından kaynaklanmaktadır.