Vakıf Hakkında
Faruk Erem
Hümanist Dergi
Denizler

Diyalektik Ceza Yargılaması

Öldürmek Sanatı

Tutuklama Sebepleri

Orkideler

Faaliyetlerimiz

Mumyalama

Sağlık Köşesi

Karnak

Selçuk Güvercini

Kızıldeniz

Zeytinyağlı Kabak

Ön Kapak İçi

Arka Kapak İçi

Arka Kapak


Haberler
Gezelim Tanıyalım
Bize Yazın
Mithatpaşa Cad. No:66/6      Tel: 0312-419 38 65      Fax: 0312-222 78 43
      ızıldeniz'in tarihi çok eskilere dayanır. (Kızıldeniz ve Süveyş kanalı'nın açılması). Kızıla çalan rengini kenarlarındaki mercan kayalıklarından ve kıyılarındaki toprağın kırmızı olmasından alan denizden, eski ahitte anlatılan efsanevi bir olayda söz edilir. Musa'nın önderliğinde Mısır'dan çıkan İbraniler vaat edilmiş topraklara (Filistin) doğru giderlerken kendilerini yok etmek amacıyla izleyen Mısır ordusunun elinden kurtulmak için Kızıldeniz'i yürüyerek geçerler.
 K
Ancak onlara geçit veren Kızıldeniz arkalarından gelen Mısır ordusunu kabaran suları, azgın dalgaları arasında topluca yok eder.  Araplarca fırtınalı bir deniz olarak bilinen Kızıldeniz gemicilik için tehlikeli sayılırdı. Ancak yine de Hint okyanusu ile Mısır arasında bir ticaret yolu olarak önemini uzun süre korudu. Abbasiler döneminde Kızıldeniz baharat ticaretinin ana yollarından biri oldu. Ümit burnunun bulunmasıyla Hindistan ile Avrupa arasındaki ticaret yolu olarak önemini yitiren Kızıldeniz Süveyş kanalının açılması (1869) ve buharlı gemilerin deniz ticaretinde devreye girmeleri üzerine eski önemini yeniden kazandı.

Doğu ile batı arasında stratejik önemi olan bu dar ve uzun geçit, kıyılarda yer alan ülkeler arasında çatışmalara neden olmuştur. Oluşum halinde bir okyanus olarak kabul edilen Kızıldeniz bilim adamları için çok ilgi çekici bir araştırma alanı oluşturdu. Britanya imparatorluğunun büyümesi ve Süveyş kanalının açılması Kızıldeniz'i önce İngilizler daha sonra bütün denizciler tarafından çok önemli sayılan "Hint yolu"nun bir parçası durumuna getirmiştir.